Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Hakan Yozcu
Köşe Yazarı
Hakan Yozcu
 

“BİR ZAMANLAR KIBRIS” Dizisi

ggg      TRT, adamızda “Bir Zamanlar Kıbrıs” adında 26 bölümlük bir dönem dizi filmi çekiyor. Çekimler de son süratle devam ediyor.       Bu dizide Türkiye’de büyük isim yapmış ünlü oyuncular yer alıyor. Ahmet Kural, Serkan Çayoğlu ve Pelin Karahan gibi isimler yer alıyor.        Her şeyden önce bu dizinin gerek Türkiye’de gerekse Kıbrıs’ta getireceği sesi konuşmak istiyorum. Geçenlerde Türkiye basınında ilk defa bu diziden söz edilip kareler gösterildi. Filmin amacı, konusu ve kimler oynadığı belirtildi.         Biz, bu filmin Kıbrıs’ın tanıtımı açısından çok önemli olacağına inanıyoruz. Biliyoruz ki bu tür filmler gerek Türkiye’de ve gerekse dünyada çok izleyici topluyor. Merak ediliyor ve ilgiyle takip ediliyor. Bu filmin ekranlara yansımasıyla birlikte Kuzey Kıbrıs’ın daha çok tanınacağını, bilineceğini tahmin ediyorum. Öyle ki Kıbrıs’ın bir ilgi odağı olacağına inanıyorum. Geçmiş yıllarda Türkiye’de çekilen dizi filmler büyük merak uyandırıyordu. Filmin çekildiği mekânlar turist akımına uğruyordu. Mekânların bulunduğu yerler bu fırsatı değerlendirip kendilerine gelir sağlıyorlardı. Oteller dolup taşıyor, lokantalar, turistik eşya satan dükkânlar müşterilerle dolup boşalıyordu. Dolayısı ile o yörenin halkı ekonomik yönden oldukça kalkınıyordu. Aynı durum neden Kıbrıs’ta olmasın? Çekilen bu dizi sayesinde en az 26 hafta Kıbrıs ekranlarda olacak. Öyle ki film, Kıbrıs’ın bir noktasında değil, birçok bölgesinde çekiliyor. Büyükkonuk, Mağusa, İskele, Girne, Lapta, Lefkoşa ve daha birçok sayamadığım mekânlar… Yani Kıbrıs’ın tüm güzel yerleri, turistik yerleri karelere yansıyor. Konu bakımından da oldukça ses getirecek bir film diye düşünüyorum. 1960’lı yılların Kıbrıs’ını anlatan bir film. Kıbrıs’ta yaşanan olaylar anlatılmaya çalışılıyor. Kıbrıslı Türklerin çektikleri acılar, göçler, uğradıkları tedhişler ve hatta cinayetler anlatılıyor. Bunlar yaşanmış olaylar. Tabi şunu da unutmamak lazım: her ne olursa olsun yapılan film bir kurmaca. Kurmaca, gerçekleşmediği halde, gerçekleşmiş gibi tasarlanarak yazılan edebî metinlere denir. Burada gerçekle gerçek olmayan harmanlanabilir. Tabii senaristler mümkün olduğu kadar gerçekçi olmaya ve gerçek olaylara sadık kalmaya çalışacaklardır. Ama her şeyin yüzde yüz aynı olmasını da tabi ki bekleyemeyiz. Çünkü adı üstünde bu bir kurmaca film. Dünyanın neresine giderseniz gidin filmler böyledir. Kurmacadır. Amaç, izleyenlere hoşça vakit geçirmek ve sinemanın büyülü dünyasında onlara bir şeyler vermek. Tabi geçmişi de bir nebze olsun gözler önüne sermektir. Bu iş, sadece bu dizi ile yapılmadı. Geçmiş yıllarda tarihimizden birçok dizi filmler çekildi. Mesela son dönemlerde Muhteşem Yüzyıl dizisi örnek verilebilir. Orada da tarihten yararlanıldı. Ama tarih ile birebir aynısı demek mümkün mü bilemem. Ona tarihçiler karar verir. Ama aynısı olmasını da beklememiz doğru değil diye düşünüyorum. Mesela birçoğu Sultan Süleyman’ın oğlu Mustafa’yı boğdurup öldürme sahnesine tepki gösterdi. “Böyle şey olmaz” dedi. Tarihte bunun doğru olup olmadığı tartışıldı. Tabi biz bunu tartışacak değiliz. Ama işin gerçek tarafı şu: Kurmaca denilen bu film sayesinde tarihimiz çok konuşuldu, çok tartışıldı. Günlerce dillerden, gazetelerden düşmedi. Bu dizi ile de ben, Kıbrıs’ın ve Kıbrıs’ta yaşanmış olayların günlerce haftalarca konuşulacağını düşünüyorum. Böylece Kıbrıs’ın Türkiye’de bilineceği, tanınacağı fikrindeyim. Bazen İstanbul’un göbeğinde vatandaşa soruyorlar “Kıbrıs neresi?” diye alınan cevaplar çok komik. “Amerika’da bir ülke”, “Afrika’da bir şehir”, “Kocaeli’nin  ilçesi”, “Bir Asya Şehri” diyenler oluyor. Bizler de bunlara kızıyor ve onları cahil olarak nitelendiriyoruz. Oysa Kıbrıs’ı bu insanlara yeteri kadar tanıtamadığımızı hiç söylemiyoruz. Diğer bir konu da diziye yapılan haksız eleştiriler. En başta ve en yaygın olan eleştiri “Dizide neden bir Kıbrıslı yok?” sorusu oluyor. Kim demiş dizide Kıbrıslı oyuncu yok diye. Birçok yardımcı oyuncu ve neredeyse bütün figüranlar Kıbrıslı. Bunlar hem dizide rol olarak kendilerini gösteriyor, hem de günlük yevmiyelerini alarak küçük de olsa bir gelir elde ediyor. Her şeyden önce şunu belirtmek istiyorum: Çekilen film bir belgesel değil. Bir dizi film. 26 bölümden oluşuyor. Ve ben o kadar eminim ki bu sayı izleyenlerden gelecek olan etkiye göre 50’lere 100’lere çıkacak. Belki de birkaç yıl ekranlardan düşmeyecek. Belki “Başrol oyuncuları neden Kıbrıslı değil?” diye sorabilirsiniz. Bu tür dizilerde oynayacak olan başrol aktörlerin hem konuya uygun olması, hem de toplum önünde bir ismi olması gerekir. Taktir edersiniz ki bizim toplumumuz bu tür filmlerde önce isme bakıyor. Eğer çok ünlü bir isim varsa ilgi duyuyor. Onun oyun gücüne bakıyor. O nedenle de yapımcılar, yönetmen öncelikle bu isimleri tercih ediyor. Olaya bir de şu açıdan bakalım. Türkiye’de oynayan birçok Kıbrıslı sanatçımız var. Onlar orada oynarken, oradaki vatandaşlar diyor mu “Neden Kıbrıslı oyuncular oynuyor? Neden Türkiyeli oyuncular oynamıyor?” diye. Asla. Bu bir söylemi daha hiç kimse duymadı. “Duydum” diyenler de yalan söyler. Çünkü Türkiye’de olaya sadece sanat açısı olarak bakılıyor. Doğru olanı da bu. Dünyanın her yerinde bunun örneği var. Gidin Amerika’ya İtalyan, İngiliz, Hintli oyunculara da rastlarsınız. Kimse de “Bunlar neden oynuyor?” demiyor. Konuştuğum bazı Kıbrıslı oyuncular oldu. Onlar da ya pandemiyi bahane edip rol almak istemediklerini ya da verilen ücretin az olduğunu söyleyerek kabul etmediklerini anlattılar. Konuştuğum bir oyuncu bana şu ifadeleri kullandı: “Benim siyasi düşünceme ters bir film. Ben, Kıbrıs’ta barıştan yanayım. Bu film ise barışa ters düşen bir film. O nedenle kabul etmedim” dedi. Hadi buyurun buradan yakın. Bir başka oyuncu da “Bölüm başına 1500 TL önerdiler. Bir bölümün kaç günde, kaç haftada biteceği belli değil. 2 günde de biter, 20 günde de biter. 2 günde biterse kurtarır. Ama bir ayda biterse ne oalacak? 1500 lira ancak yaktığımız benzini karşılayacak. O nedenle biz dizide oynamayı kabul etmedik”  O zaman kardeşim, “Kıbrıslı oyuncu yok!” diye sitem etmeyeceksiniz. Basında yazıp vatandaşın aklıyla oynamayacaksınız. Size gelip teklif etmediler mi? Veya siz vardınız da geri mi çevrildiniz? Böyle bir şey yok. Birileri de çıkmış tarihimizi eleştiriyor. Ankaralı birinin gelip de Kıbrıslıları kurtaracağını yazıyor. Ya abiciğim sen kurmacanın ne olduğunu hepimizden iyi biliyorsun. O nedenle insanların aklını karıştıracak sözler sarf edeceğine bırak adamlar işini yapsın. Bırak film çekilsin. Gösterime girsin. Bir izle. Ondan sonra beğenmezsen, eleştirecek noktaların varsa eleştir. Biz de seni alkışlayalım. Hem “senaryo hakkında tam bir bilgim yok” diyorsun hem de yazılan senaryoyu yanlış olaylarla yazıldığını savunmaya çalışıyorsun. Lütfen adamları bırakalım işlerini yapsınlar. Ben, hasbelkader kısa da olsa onlarla çalışma imkânı buldum. Kısacık da olsa bir rol verdiler. Ha bu defa diyeceksiniz ki “Sen Kıbrıslı değilsin Garasakalsın. Kıbrıs’a 74 sonrası geldin” Geçin artık bu düşünceleri. Bunlar kokuştu. Bunları artık kimse yemiyor. Siz ne kadar Kıbrıslı iseniz biz de en az o kadar Kıbrıslıyız. 45 senedir bu ülkedeyiz. Her şeyimizle biz buralıyız… Ve gururla da bu filmde oynadım. Görev verildiği sürece de oynamaya devam edeceğim.          Filmi çeken, filme emek veren tüm ekibi kutluyorum. Gerçekten son derece büyük bir başarıya imza atıyorlar. İşlerini büyük bir titizlikle, sevgiyle yapıyorlar. Kıbrıs’ı en iyi şekilde tanıtıyorlar… Karşılarında şapkamı çıkarıyorum…
Ekleme Tarihi: 16 Şubat 2021 - Salı

“BİR ZAMANLAR KIBRIS” Dizisi

     TRT, adamızda “Bir Zamanlar Kıbrıs” adında 26 bölümlük bir dönem dizi filmi çekiyor. Çekimler de son süratle devam ediyor.

      Bu dizide Türkiye’de büyük isim yapmış ünlü oyuncular yer alıyor. Ahmet Kural, Serkan Çayoğlu ve Pelin Karahan gibi isimler yer alıyor.

       Her şeyden önce bu dizinin gerek Türkiye’de gerekse Kıbrıs’ta getireceği sesi konuşmak istiyorum. Geçenlerde Türkiye basınında ilk defa bu diziden söz edilip kareler gösterildi. Filmin amacı, konusu ve kimler oynadığı belirtildi.

        Biz, bu filmin Kıbrıs’ın tanıtımı açısından çok önemli olacağına inanıyoruz. Biliyoruz ki bu tür filmler gerek Türkiye’de ve gerekse dünyada çok izleyici topluyor. Merak ediliyor ve ilgiyle takip ediliyor.

Bu filmin ekranlara yansımasıyla birlikte Kuzey Kıbrıs’ın daha çok tanınacağını, bilineceğini tahmin ediyorum. Öyle ki Kıbrıs’ın bir ilgi odağı olacağına inanıyorum.

Geçmiş yıllarda Türkiye’de çekilen dizi filmler büyük merak uyandırıyordu. Filmin çekildiği mekânlar turist akımına uğruyordu. Mekânların bulunduğu yerler bu fırsatı değerlendirip kendilerine gelir sağlıyorlardı. Oteller dolup taşıyor, lokantalar, turistik eşya satan dükkânlar müşterilerle dolup boşalıyordu. Dolayısı ile o yörenin halkı ekonomik yönden oldukça kalkınıyordu.

Aynı durum neden Kıbrıs’ta olmasın? Çekilen bu dizi sayesinde en az 26 hafta Kıbrıs ekranlarda olacak. Öyle ki film, Kıbrıs’ın bir noktasında değil, birçok bölgesinde çekiliyor. Büyükkonuk, Mağusa, İskele, Girne, Lapta, Lefkoşa ve daha birçok sayamadığım mekânlar…

Yani Kıbrıs’ın tüm güzel yerleri, turistik yerleri karelere yansıyor.

Konu bakımından da oldukça ses getirecek bir film diye düşünüyorum. 1960’lı yılların Kıbrıs’ını anlatan bir film. Kıbrıs’ta yaşanan olaylar anlatılmaya çalışılıyor. Kıbrıslı Türklerin çektikleri acılar, göçler, uğradıkları tedhişler ve hatta cinayetler anlatılıyor. Bunlar yaşanmış olaylar.

Tabi şunu da unutmamak lazım: her ne olursa olsun yapılan film bir kurmaca.

Kurmaca, gerçekleşmediği halde, gerçekleşmiş gibi tasarlanarak yazılan edebî metinlere denir.

Burada gerçekle gerçek olmayan harmanlanabilir. Tabii senaristler mümkün olduğu kadar gerçekçi olmaya ve gerçek olaylara sadık kalmaya çalışacaklardır. Ama her şeyin yüzde yüz aynı olmasını da tabi ki bekleyemeyiz. Çünkü adı üstünde bu bir kurmaca film.

Dünyanın neresine giderseniz gidin filmler böyledir. Kurmacadır. Amaç, izleyenlere hoşça vakit geçirmek ve sinemanın büyülü dünyasında onlara bir şeyler vermek. Tabi geçmişi de bir nebze olsun gözler önüne sermektir.

Bu iş, sadece bu dizi ile yapılmadı. Geçmiş yıllarda tarihimizden birçok dizi filmler çekildi. Mesela son dönemlerde Muhteşem Yüzyıl dizisi örnek verilebilir. Orada da tarihten yararlanıldı. Ama tarih ile birebir aynısı demek mümkün mü bilemem. Ona tarihçiler karar verir. Ama aynısı olmasını da beklememiz doğru değil diye düşünüyorum.

Mesela birçoğu Sultan Süleyman’ın oğlu Mustafa’yı boğdurup öldürme sahnesine tepki gösterdi. “Böyle şey olmaz” dedi. Tarihte bunun doğru olup olmadığı tartışıldı. Tabi biz bunu tartışacak değiliz. Ama işin gerçek tarafı şu: Kurmaca denilen bu film sayesinde tarihimiz çok konuşuldu, çok tartışıldı. Günlerce dillerden, gazetelerden düşmedi.

Bu dizi ile de ben, Kıbrıs’ın ve Kıbrıs’ta yaşanmış olayların günlerce haftalarca konuşulacağını düşünüyorum. Böylece Kıbrıs’ın Türkiye’de bilineceği, tanınacağı fikrindeyim.

Bazen İstanbul’un göbeğinde vatandaşa soruyorlar “Kıbrıs neresi?” diye alınan cevaplar çok komik. “Amerika’da bir ülke”, “Afrika’da bir şehir”, “Kocaeli’nin  ilçesi”, “Bir Asya Şehri” diyenler oluyor. Bizler de bunlara kızıyor ve onları cahil olarak nitelendiriyoruz. Oysa Kıbrıs’ı bu insanlara yeteri kadar tanıtamadığımızı hiç söylemiyoruz.

Diğer bir konu da diziye yapılan haksız eleştiriler.

En başta ve en yaygın olan eleştiri “Dizide neden bir Kıbrıslı yok?” sorusu oluyor.

Kim demiş dizide Kıbrıslı oyuncu yok diye. Birçok yardımcı oyuncu ve neredeyse bütün figüranlar Kıbrıslı.

Bunlar hem dizide rol olarak kendilerini gösteriyor, hem de günlük yevmiyelerini alarak küçük de olsa bir gelir elde ediyor.

Her şeyden önce şunu belirtmek istiyorum: Çekilen film bir belgesel değil. Bir dizi film. 26 bölümden oluşuyor. Ve ben o kadar eminim ki bu sayı izleyenlerden gelecek olan etkiye göre 50’lere 100’lere çıkacak. Belki de birkaç yıl ekranlardan düşmeyecek.

Belki “Başrol oyuncuları neden Kıbrıslı değil?” diye sorabilirsiniz. Bu tür dizilerde oynayacak olan başrol aktörlerin hem konuya uygun olması, hem de toplum önünde bir ismi olması gerekir. Taktir edersiniz ki bizim toplumumuz bu tür filmlerde önce isme bakıyor. Eğer çok ünlü bir isim varsa ilgi duyuyor. Onun oyun gücüne bakıyor. O nedenle de yapımcılar, yönetmen öncelikle bu isimleri tercih ediyor.

Olaya bir de şu açıdan bakalım. Türkiye’de oynayan birçok Kıbrıslı sanatçımız var. Onlar orada oynarken, oradaki vatandaşlar diyor mu “Neden Kıbrıslı oyuncular oynuyor? Neden Türkiyeli oyuncular oynamıyor?” diye. Asla. Bu bir söylemi daha hiç kimse duymadı. “Duydum” diyenler de yalan söyler. Çünkü Türkiye’de olaya sadece sanat açısı olarak bakılıyor. Doğru olanı da bu. Dünyanın her yerinde bunun örneği var. Gidin Amerika’ya İtalyan, İngiliz, Hintli oyunculara da rastlarsınız. Kimse de “Bunlar neden oynuyor?” demiyor.

Konuştuğum bazı Kıbrıslı oyuncular oldu. Onlar da ya pandemiyi bahane edip rol almak istemediklerini ya da verilen ücretin az olduğunu söyleyerek kabul etmediklerini anlattılar.

Konuştuğum bir oyuncu bana şu ifadeleri kullandı: “Benim siyasi düşünceme ters bir film. Ben, Kıbrıs’ta barıştan yanayım. Bu film ise barışa ters düşen bir film. O nedenle kabul etmedim” dedi. Hadi buyurun buradan yakın.

Bir başka oyuncu da “Bölüm başına 1500 TL önerdiler. Bir bölümün kaç günde, kaç haftada biteceği belli değil. 2 günde de biter, 20 günde de biter. 2 günde biterse kurtarır. Ama bir ayda biterse ne oalacak? 1500 lira ancak yaktığımız benzini karşılayacak. O nedenle biz dizide oynamayı kabul etmedik”

 O zaman kardeşim, “Kıbrıslı oyuncu yok!” diye sitem etmeyeceksiniz. Basında yazıp vatandaşın aklıyla oynamayacaksınız. Size gelip teklif etmediler mi? Veya siz vardınız da geri mi çevrildiniz? Böyle bir şey yok.

Birileri de çıkmış tarihimizi eleştiriyor. Ankaralı birinin gelip de Kıbrıslıları kurtaracağını yazıyor. Ya abiciğim sen kurmacanın ne olduğunu hepimizden iyi biliyorsun. O nedenle insanların aklını karıştıracak sözler sarf edeceğine bırak adamlar işini yapsın.

Bırak film çekilsin. Gösterime girsin. Bir izle. Ondan sonra beğenmezsen, eleştirecek noktaların varsa eleştir. Biz de seni alkışlayalım.

Hem “senaryo hakkında tam bir bilgim yok” diyorsun hem de yazılan senaryoyu yanlış olaylarla yazıldığını savunmaya çalışıyorsun.

Lütfen adamları bırakalım işlerini yapsınlar.

Ben, hasbelkader kısa da olsa onlarla çalışma imkânı buldum. Kısacık da olsa bir rol verdiler.

Ha bu defa diyeceksiniz ki “Sen Kıbrıslı değilsin Garasakalsın. Kıbrıs’a 74 sonrası geldin

Geçin artık bu düşünceleri. Bunlar kokuştu. Bunları artık kimse yemiyor.

Siz ne kadar Kıbrıslı iseniz biz de en az o kadar Kıbrıslıyız. 45 senedir bu ülkedeyiz.

Her şeyimizle biz buralıyız…

Ve gururla da bu filmde oynadım. Görev verildiği sürece de oynamaya devam edeceğim.         

Filmi çeken, filme emek veren tüm ekibi kutluyorum. Gerçekten son derece büyük bir başarıya imza atıyorlar. İşlerini büyük bir titizlikle, sevgiyle yapıyorlar. Kıbrıs’ı en iyi şekilde tanıtıyorlar…

Karşılarında şapkamı çıkarıyorum…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kibrishakikat.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.