Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
KIBRIS Haber Girişi: 20.05.2021 - 18:51, Güncelleme: 20.05.2021 - 18:51

MECLİS GENEL KURULU TAMAMLANDI

 

MECLİS GENEL KURULU TAMAMLANDI

Cumhuriyet Meclisi’nde güncel konuşmalar yapıldı. Konuşmaların ardından bugünkü oturum sona erdi.
Cumhuriyet Meclisi’nin bir sonraki toplantısı 24 Mayıs Pazartesi günü saat 10.00’da gerçekleşecek. ANGOLEMLİ TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli, tarımda alım garantisinin çok önemli olduğunu, özellikle otelleri de kapsama alarak, Dipkaraz bölgesi de düşünülerek, o bölgede üretilen ürünleri, otellerin satın alması ve hükümetin bunu koordine etmesi gerektiğini, bunun işsizliği önlemede önemli rol oynayacağını dile getirdi. Üreticiyi üretimden koparmamanın önemine işaret eden Angolemli, buna yönelik dünyadan çeşitli örnekler verdi. Süt ve süt ürünlerinin ithalatına sınırlama getirilmesini isteyen Angolemli, fiyatların da denetim altına alınması gerektiğini söyledi. ŞAHALİ CTP Milletvekili Erkut Şahali, “Krizin hükümeti mi? Hükümetin krizi mi?” konulu güncel konuşma yaptı. Şahali, “Başbakan, Başbakan olmak için değil UBP’nin başında kalmak için ülke kaynaklarını tüketmektedir. Yaşadığımız krizin sebebi de budur” dedi. Başbakanın kamu kaynaklarını istikrarlı bir biçimde tükettiğini, yasa ve Anayasayı ihlalde çekince duymadığını savunan Şahali, kamuyu ilgilendirmeyen meselelerle ilgilenildiğini ileri sürdü. Makam arabalarının sivil plakalarla yollarda dolaştığını, kırmızı plakaların takılmadığını savunan Şahali, bu durumu eleştirdi. Erken seçim kararının komitede değil de hükümetin uygun bulduğu aritmetiğe göre oluşacak ad hoc komitede görüşülmesinin “hukuk faciası” olduğunu savunan Şahali, bu konuda yasal haklar olmak üzere gerekli adımların atılacağını belirtti. Şahali, kamu çalışanlarının hayat pahalılığı ödeneklerinin iptal edilmesine yönelik yasa tasarılarının görüşülmesi sırasında yaşananlara da değinerek, meclis çalışanlarının grevini erteleme kararının da “yasal olmadığını” söyledi. Şahali, Bafra Turistik Yatırım bölgesinde, orman için değerlendirilebilecek alanlarda, bazı turistik işletmelere solar tesis yapılması için izin verildiğini, bunun yasa dışı olduğunu savundu. Yasaların ve planların tamamında orman arazisi olarak öngörülen orman alanına solar yatırım izni verildiğini dile getiren Şahali, “Bu hükümet bilerek ve isteyerek halkın malını peşkeş çekmektedir” dedi. Yasaların ihlal edildiğini savunan Şahali, yasa ile korunan bir alanda, yasadışı uygulamalara izin vermemesi gerektiğini söyleyerek, polisi göreve çağırdı. Şahali, kamu çalışanlarının maaşları kesilirken, Bakanlar Kurulu’nun Başbakanlığa dört istihdam yaptığını da iddia etti. ÇAVUŞOĞLU Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu, eleştirilerin toplumun sorunlarını çözmeye yönelik olması gerektiğini söyledi. Çavuşoğlu, UBP’nin topluma hizmet etme noktasında herkesle hükümet kuracak kadar fedakar olduğunu ifade etti. Ülke kaynaklarının “tepe tepe kullanıldığına” yönelik söylemlerin her dönemde sarf edildiğini söyleyen Çavuşoğlu, tüm icraatlarının eleştirildiğini söyledi. Yeşil enerjinin eskiden bu kadar bilinmediğini ancak şimdi otellerin rekabet edebilirliğinin sağlanması ve ihtiyaçlarının çeşitlenmesi adına bazı açılımlar yapmak gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, makamın verdiği güvence ile otellerin yatırım yapmak için adım attığını belirtti. Çavuşoğlu, Serhatköy’de solar enerji için ayrılan bölgenin henüz hazır olmadığını söyledi. Milyonlarca dolarlık güneş paneli ve gerekli ekipmanların ülkeye geldiğini, doğayı korumak adına gerekli önlemlerin alındığını söyleyen Çavuşoğlu, Serhatköy’de bu iş için ayrılan alanın hazır hale gelmesi ile otelin güneş enerjisi yatırımını oraya taşıyacağını taahhüt ettiklerini bunun üzerine iznin verildiğini belirtti. ŞAHALİ Tekrar söz alan ve Devletin itibarının yasalara uygun hareket eden yöneticiler tarafından tahsis edildiğini söyleyen CTP Milletvekili Erkut Şahali, devamlılık ilkesi gereği, yasaya aykırı yapılan işlemin devam ettirilmesi ile suç işlenmeye de devam edildiğini savundu. Mevzuat orada dururken yasa hilafına uygulama yapmanın akıllara soru işareti getirdiğini söyleyen Şahali, bakan olduğu dönemde yatırımcının talep ve maksadını uygun bulduğunu  ancak konuyu Bakanlar Kurulu’na ktaşıdığını çünkü geçmişte o alanla ilgili rüşvet iddiaları olduğunu söyledi.   Şahali, hakkında rüşvet iddiaları bulunan bir alanla ilgili o dönemdeki Bakanlar Kurulunun cesaret göstermediğini ve izne yönelik karar almadığını söyledi. Yasal olmayan işlerde devamın değil, yasal olmayan işi engellemenin esas olduğunu söyleyen Şahali, Dursun Oğuz ve müdürünün “yanlış yaptığını, suç işlediğini” iddia ederek, “bu suça iştirak etmenin devlete yakışmadığını”, yatırımcının o ülkede mevzuata aykırı taleplerde bulunmaması gerektiğini  söyledi. Bölgede çevre tahribatı yapıldığını söyleyen Şahali, bakana talanı durdurma çağrısında bulundu. ÇAĞATAY HP Milletvekili Erek Çağatay, “Gayri resmi Cenevre toplantısı ile ilgili değerlendirmeler” başlıklı konuşma yaptı. Çağatay, Crans Montana çöktüğünde, Lute’a zemin yoklaması görevi verildiğini anımsatarak, o dönemde Rum lider Anastasiadis’in “başka çözüm yolları konuşulabileceğini” söyleyerek toplantıdan ayrıldığını söyledi. Cenevre’de farklı çözüm yollarının konuşulabileceğinin bilindiğini söyleyen Çağatay, BM Genel Sekreterinin zemin bulamayacağını bilse de diyalogu başlatmanın yollarını aradığını belirtti. Kıbrıs Türk tarafının sunduğu 6 maddelik önerinin, birinci madde dışında HP’nin ortaya koyduğu üçüncü yol benzeri maddeler olduğunu dile getiren Çağatay, birinci maddenin mantığının ne olduğunu da sordu. Başına bir ön şart koymakla, farklı çözüm modelini görüşme imkanın berhava edilebileceğini söyleyen Çağatay, BM Güvenlik Konseyi kararı beklemenin ne kadar gerçekçi olduğunu sordu. Filistin’e yapılan katliamı kınayan Çağatay, BM Güvenlik Konseyi’nin bu olay karşısındaki tavrını eleştirdi. Çağatay, “Biz Rum tarafı ile eşit olmamız gerektiğine inanıyoruz, ama ön şart ortaya koyduğumuzda kendi önerimizi görüşemez noktaya gelebiliriz” dedi. Kapalı Maraş ile ilgili AİHM’e başvurular yapıldığını söyleyen Çağatay, Kapalı Maraş’ın envanter çalışmasının hangi aşamada olduğunu sordu. Maraş’ta atılan adımların bu haliyle yani sosyal aktivite yeri orak kalırsa, uluslararası alanda sıkınıtılar yaşanabileceğini söyleyen Çağatay, süreci Kıbrıslı Rumların da faydasına olacak ve onlara haklarını verecek bir hale sokmak gerektiğini, bunun uluslararası alanda kabul görebileceğini belirtti. Maraş’ın Taşınmaz Mal Komisyonu kararlarına uygun şekilde açılmasının mümkün olduğunu dile getiren Çağatay, askeri bölgeden çıkarılması gerektiğini bunun hangi aşamada olduğunu sordu. ERTUĞRULOĞLU Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da eleştiriler üzerine bazı noktalara açıklık getirmek istediğini söyledi. Türk tarafının 6 maddelik önerilerine değinen Ertuğruloğlu, ön şart orak değerlendirilen maddenin 1964’ten beri ön şart olarak konulan maddeyi ortadan kaldırmak adına konulduğunu belirtti. Ertuğruloğlu, böyle bir sürecin başarı şansının sıfır olduğunu bunun temel nedeninin Rum tarafının taşıdığı devlet statüsü olduğunu belirtti. Ertuğruloğlu, Rum tarafının devlet, Türk tarafının toplum statüsü sürdüğü sürece, görüşmelerden farklı sonuç beklenemeyeceğini söyledi. Türk tarafının misyon ve vizyonuna itirazın, devlet statüsüne itiraz olduğunu değerlendiren Ertuğruloğlu, varılan noktadan geri adım atılmasının söz konusu olmadığını, egemen eşitlik eşit uluslararası statü talebinden geri adım atılmayacağının belirtti. “Rumlar devlet, biz toplum statüsünde olacaksak, biz görüşmeyeceğiz” diyen Ertuğruloğlu, bu görüşten geri adım atılmayacağını yineledi. Ertuğruloğlu, “Başta İngiltere olmak üzere dünya, Rumun Kıbrıs Cumhuriyeti olma hakkı olmadığını bilmiyor mu? Bize bile bile haksızlık yapanlardan, izolasyonlar uygulatanlardan medet umma noktasına getiriliyoruz” dedi. AB’nin ve BM’nin tarafsız olmadığını söyleyen Ertuğruloğlu, müzakere edeceklerin uluslararası zemini eşitlenmediği sürece görüşmelerden sonuç almanın mümkün olmayacağını söyleyerek, “Rum devleti Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanınıyor. Onun sorunu çözülmüştür zaten” dedi. Vatandaşların günlük yaşamını olumlu etkileyebilecek güven artıcı önlemlerin ayrı konular olduğunu söyleyen Ertupğruloğlu, Rumun statüsünün bu noktada da sorun teşkil ettiğini tüm sorunların kaynağının statü olduğunu, bunun aşılması gerektiğini belirtti. Cenevre’de yapılan önerilerin, her kelimesinin defalarca söylenen ve vurgulanan görüşler olduğunu, hiçbirinin sürpriz olmadığını söyleyen Ertuğruloğlu, Türk tarafının Cenevre’de bu kadar dik duruş sergileyeceğini diğer tarafların beklemediğini, Anastasiadis’in “dünyasının yıkıldığını” söyledi. “Kıbrıs Türk tarafının çözüm istemeyen taraf haline geldiğini” söyleyenler olduğunu belirten Ertuğruloğlu,  BM ve AB’nin tarafsız olmadığını zaten ambargo ve izolasyon uyguladıklarını amaçlarının Kıbrıs Türkünü Rumun boyunduruğu altına sokmak olduğunu söyledi. Ertuğruloğlu, “Biz eşitliğimize, özgürlüğümüze, Anavatanımza sahip çıkıyoruz” dedi. BM’nin Kıbrıs sorununa yanlış teşhis koyduğunu, sorunu çözemeyeceğini söyleyen Ertuğruloğlu, “BM parametreleri içinde biz ne kazandık?” dedi. Sınır kapılarının açılmasına karşı olmadıklarını söyleyen Ertuğruloğlu, “Yeter ki bunlar mütekabiliyetlere uygun olarak yapılsın” dedi. ULUÇAY CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay, pandemi ve ekonomi konusunda konuşma yaptı. Bu sırada iktidardan hiçbir milletvekilinin Meclis salonunda bulunmaması eleştirilere neden oldu. Uluçay, turizm konusunda sıkıntılı bir dönemeçte bulunulduğunu, turizm işletmelerinin çoğunluğunun yaz sezonunda normal beklentilerinin karşılanmamasından bahsettiğini bunun çok önemli bir konu olduğunu belirtti. Uluçay, pandemi koşulları içinde gelir etme imkanına kavuşabilmek adına plan yapılması ve planlrın somuta dökülmesinin önemli olduğunu kaydetti. Kara kapılarının geçişlere açılması konusunda, Nisan ayı başında uyarılarda bulunduklarını aynı zamanda iki doz aşılı kişilerin geçişine imkan tanınmasına yönelik de vurgu yaptıklarını söyleyen Uluçay, Haziran ayına 10 gün sonra girileceğini, buna rağmen turizme yönelik plan yapılmadığını belirtti. Uluçay, dünya ülkelerinin takvimleri önceden belirlediğini, bunun KKTC için yapılmadığını bu nedenle tanıtım da yapılamadığını söyledi. İç turizme yönelik atılım için kontrollü açılımın sürmesi gerektiğini dile getiren Uluçay, süratle bu yönde çalışma yapılması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin kırmızı listeye alındığını, dolayısıyla Türkiye üzerinden ulaşım konusunda sıkıntılar yaşanacağını, KKTC’ye turist gelmesinin zor olacağını belirten Uluçay, “Bizim Güney Kıbrıs üzerinden, kara kapılarından geçişi başlatmak üzere adım atmamız gerekiyor” dedi. Pandemi öncesi dönemde olduğu gibi şimdi de dövizdeki yükseliş nedeniyle, Güney Kıbrıs’tan gelen ziyaretçilerin, alışveriş konusunda KKTC’de cazip ortam bulduğunu belirten Uluçay, bunun da çarşıları rahatlatabildiğini kaydetti. Turizmde takvimin en kısa sürede, Haziran ayı başlamadan kamuoyuna duyurulması ve kara kapılarının açılmasına yönelik somut çalışma yapılması gerektiğini dile getiren Uluçay, bu şekilde KKTC’nin turist alma şansı olabileceğini, her iki konunun da elzem olduğunu belirtti. HAMZAOĞULLARI CTP İskele Milletvekili Biray Hamzaoğulları, Dipkarpaz sağlık Merkezi ile ilgili güncel konuşmasında, Dipkarpaz’daki sağlık hizmetlerinin aksadığını öne sürerek, “Hemşire adı altında Dünya kadar insan aldınız ama oraya gönderemediniz” dedi. Hükümetin Dipkarpaz’a hizmet götürebileceğine inanmadığını kaydeden Hamzaoğulları, Hükümete erken seçim çağrısında bulundu. Salgın sürecinin başında Güney Kıbrıs ile beraber hareket edilmesini önerdiğini hatırlatan Hamzaoğulları, kara kapılarının bu şekilde erken ve sağlıklı bir şekilde açılabileceğini belirtti. Kara kapılarının kapalı olmasının ekonomide yarattığı olumsuz etkilere değinen Hamzaoğulları, bugünlerin özellikle esnafa büyük zararlar getireceğinin altını çizdi ve kapıların açılmaması halinde daha kötü günlerin yaşanacağını iddia etti. Hamzaoğulları, salgınla ilgili tedbirleri Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin aldığını anımsatarak, “Peki Bakanlar Kurulu nerede? Siyaset nedir? Siyaset esnafı batırmak mı?” diye sordu. Hükümetin toplum için endişe duymadığını savunan Hamzaoğulları, “Bütün dertleri Facebook’ta kavga etmek, yakınlarını atamak… Bütün hesaplar kurultay ve sonraki seçim üzerine” dedi. Hamzaoğulları’nın konuşmasının ardından Meclis oturumu “Yazılı Sorular” kısmı ile devam etti. Yazılı sorular ve yanıtlarının okunmasının ardından ise Meclis birleşimi sona erdi.
Cumhuriyet Meclisi’nde güncel konuşmalar yapıldı. Konuşmaların ardından bugünkü oturum sona erdi.

Cumhuriyet Meclisi’nin bir sonraki toplantısı 24 Mayıs Pazartesi günü saat 10.00’da gerçekleşecek.

ANGOLEMLİ

TDP Milletvekili Hüseyin Angolemli, tarımda alım garantisinin çok önemli olduğunu, özellikle otelleri de kapsama alarak, Dipkaraz bölgesi de düşünülerek, o bölgede üretilen ürünleri, otellerin satın alması ve hükümetin bunu koordine etmesi gerektiğini, bunun işsizliği önlemede önemli rol oynayacağını dile getirdi.

Üreticiyi üretimden koparmamanın önemine işaret eden Angolemli, buna yönelik dünyadan çeşitli örnekler verdi.

Süt ve süt ürünlerinin ithalatına sınırlama getirilmesini isteyen Angolemli, fiyatların da denetim altına alınması gerektiğini söyledi.

ŞAHALİ

CTP Milletvekili Erkut Şahali, “Krizin hükümeti mi? Hükümetin krizi mi?” konulu güncel konuşma yaptı.

Şahali, “Başbakan, Başbakan olmak için değil UBP’nin başında kalmak için ülke kaynaklarını tüketmektedir. Yaşadığımız krizin sebebi de budur” dedi.

Başbakanın kamu kaynaklarını istikrarlı bir biçimde tükettiğini, yasa ve Anayasayı ihlalde çekince duymadığını savunan Şahali, kamuyu ilgilendirmeyen meselelerle ilgilenildiğini ileri sürdü.

Makam arabalarının sivil plakalarla yollarda dolaştığını, kırmızı plakaların takılmadığını savunan Şahali, bu durumu eleştirdi.

Erken seçim kararının komitede değil de hükümetin uygun bulduğu aritmetiğe göre oluşacak ad hoc komitede görüşülmesinin “hukuk faciası” olduğunu savunan Şahali, bu konuda yasal haklar olmak üzere gerekli adımların atılacağını belirtti.

Şahali, kamu çalışanlarının hayat pahalılığı ödeneklerinin iptal edilmesine yönelik yasa tasarılarının görüşülmesi sırasında yaşananlara da değinerek, meclis çalışanlarının grevini erteleme kararının da “yasal olmadığını” söyledi.

Şahali, Bafra Turistik Yatırım bölgesinde, orman için değerlendirilebilecek alanlarda, bazı turistik işletmelere solar tesis yapılması için izin verildiğini, bunun yasa dışı olduğunu savundu.

Yasaların ve planların tamamında orman arazisi olarak öngörülen orman alanına solar yatırım izni verildiğini dile getiren Şahali, “Bu hükümet bilerek ve isteyerek halkın malını peşkeş çekmektedir” dedi.

Yasaların ihlal edildiğini savunan Şahali, yasa ile korunan bir alanda, yasadışı uygulamalara izin vermemesi gerektiğini söyleyerek, polisi göreve çağırdı.

Şahali, kamu çalışanlarının maaşları kesilirken, Bakanlar Kurulu’nun Başbakanlığa dört istihdam yaptığını da iddia etti.

ÇAVUŞOĞLU

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu, eleştirilerin toplumun sorunlarını çözmeye yönelik olması gerektiğini söyledi.

Çavuşoğlu, UBP’nin topluma hizmet etme noktasında herkesle hükümet kuracak kadar fedakar olduğunu ifade etti.

Ülke kaynaklarının “tepe tepe kullanıldığına” yönelik söylemlerin her dönemde sarf edildiğini söyleyen Çavuşoğlu, tüm icraatlarının eleştirildiğini söyledi.

Yeşil enerjinin eskiden bu kadar bilinmediğini ancak şimdi otellerin rekabet edebilirliğinin sağlanması ve ihtiyaçlarının çeşitlenmesi adına bazı açılımlar yapmak gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, makamın verdiği güvence ile otellerin yatırım yapmak için adım attığını belirtti. Çavuşoğlu, Serhatköy’de solar enerji için ayrılan bölgenin henüz hazır olmadığını söyledi.

Milyonlarca dolarlık güneş paneli ve gerekli ekipmanların ülkeye geldiğini, doğayı korumak adına gerekli önlemlerin alındığını söyleyen Çavuşoğlu, Serhatköy’de bu iş için ayrılan alanın hazır hale gelmesi ile otelin güneş enerjisi yatırımını oraya taşıyacağını taahhüt ettiklerini bunun üzerine iznin verildiğini belirtti.

ŞAHALİ

Tekrar söz alan ve Devletin itibarının yasalara uygun hareket eden yöneticiler tarafından tahsis edildiğini söyleyen CTP Milletvekili Erkut Şahali, devamlılık ilkesi gereği, yasaya aykırı yapılan işlemin devam ettirilmesi ile suç işlenmeye de devam edildiğini savundu.

Mevzuat orada dururken yasa hilafına uygulama yapmanın akıllara soru işareti getirdiğini söyleyen Şahali, bakan olduğu dönemde yatırımcının talep ve maksadını uygun bulduğunu  ancak konuyu Bakanlar Kurulu’na ktaşıdığını çünkü geçmişte o alanla ilgili rüşvet iddiaları olduğunu söyledi.  

Şahali, hakkında rüşvet iddiaları bulunan bir alanla ilgili o dönemdeki Bakanlar Kurulunun cesaret göstermediğini ve izne yönelik karar almadığını söyledi.

Yasal olmayan işlerde devamın değil, yasal olmayan işi engellemenin esas olduğunu söyleyen Şahali, Dursun Oğuz ve müdürünün “yanlış yaptığını, suç işlediğini” iddia ederek, “bu suça iştirak etmenin devlete yakışmadığını”, yatırımcının o ülkede mevzuata aykırı taleplerde bulunmaması gerektiğini  söyledi.

Bölgede çevre tahribatı yapıldığını söyleyen Şahali, bakana talanı durdurma çağrısında bulundu.

ÇAĞATAY

HP Milletvekili Erek Çağatay, “Gayri resmi Cenevre toplantısı ile ilgili değerlendirmeler” başlıklı konuşma yaptı.

Çağatay, Crans Montana çöktüğünde, Lute’a zemin yoklaması görevi verildiğini anımsatarak, o dönemde Rum lider Anastasiadis’in “başka çözüm yolları konuşulabileceğini” söyleyerek toplantıdan ayrıldığını söyledi.

Cenevre’de farklı çözüm yollarının konuşulabileceğinin bilindiğini söyleyen Çağatay, BM Genel Sekreterinin zemin bulamayacağını bilse de diyalogu başlatmanın yollarını aradığını belirtti.

Kıbrıs Türk tarafının sunduğu 6 maddelik önerinin, birinci madde dışında HP’nin ortaya koyduğu üçüncü yol benzeri maddeler olduğunu dile getiren Çağatay, birinci maddenin mantığının ne olduğunu da sordu.

Başına bir ön şart koymakla, farklı çözüm modelini görüşme imkanın berhava edilebileceğini söyleyen Çağatay, BM Güvenlik Konseyi kararı beklemenin ne kadar gerçekçi olduğunu sordu.

Filistin’e yapılan katliamı kınayan Çağatay, BM Güvenlik Konseyi’nin bu olay karşısındaki tavrını eleştirdi.

Çağatay, “Biz Rum tarafı ile eşit olmamız gerektiğine inanıyoruz, ama ön şart ortaya koyduğumuzda kendi önerimizi görüşemez noktaya gelebiliriz” dedi.

Kapalı Maraş ile ilgili AİHM’e başvurular yapıldığını söyleyen Çağatay, Kapalı Maraş’ın envanter çalışmasının hangi aşamada olduğunu sordu.

Maraş’ta atılan adımların bu haliyle yani sosyal aktivite yeri orak kalırsa, uluslararası alanda sıkınıtılar yaşanabileceğini söyleyen Çağatay, süreci Kıbrıslı Rumların da faydasına olacak ve onlara haklarını verecek bir hale sokmak gerektiğini, bunun uluslararası alanda kabul görebileceğini belirtti.

Maraş’ın Taşınmaz Mal Komisyonu kararlarına uygun şekilde açılmasının mümkün olduğunu dile getiren Çağatay, askeri bölgeden çıkarılması gerektiğini bunun hangi aşamada olduğunu sordu.

ERTUĞRULOĞLU

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da eleştiriler üzerine bazı noktalara açıklık getirmek istediğini söyledi.

Türk tarafının 6 maddelik önerilerine değinen Ertuğruloğlu, ön şart orak değerlendirilen maddenin 1964’ten beri ön şart olarak konulan maddeyi ortadan kaldırmak adına konulduğunu belirtti.

Ertuğruloğlu, böyle bir sürecin başarı şansının sıfır olduğunu bunun temel nedeninin Rum tarafının taşıdığı devlet statüsü olduğunu belirtti.

Ertuğruloğlu, Rum tarafının devlet, Türk tarafının toplum statüsü sürdüğü sürece, görüşmelerden farklı sonuç beklenemeyeceğini söyledi.

Türk tarafının misyon ve vizyonuna itirazın, devlet statüsüne itiraz olduğunu değerlendiren Ertuğruloğlu, varılan noktadan geri adım atılmasının söz konusu olmadığını, egemen eşitlik eşit uluslararası statü talebinden geri adım atılmayacağının belirtti.

“Rumlar devlet, biz toplum statüsünde olacaksak, biz görüşmeyeceğiz” diyen Ertuğruloğlu, bu görüşten geri adım atılmayacağını yineledi.

Ertuğruloğlu, “Başta İngiltere olmak üzere dünya, Rumun Kıbrıs Cumhuriyeti olma hakkı olmadığını bilmiyor mu? Bize bile bile haksızlık yapanlardan, izolasyonlar uygulatanlardan medet umma noktasına getiriliyoruz” dedi.

AB’nin ve BM’nin tarafsız olmadığını söyleyen Ertuğruloğlu, müzakere edeceklerin uluslararası zemini eşitlenmediği sürece görüşmelerden sonuç almanın mümkün olmayacağını söyleyerek, “Rum devleti Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanınıyor. Onun sorunu çözülmüştür zaten” dedi.

Vatandaşların günlük yaşamını olumlu etkileyebilecek güven artıcı önlemlerin ayrı konular olduğunu söyleyen Ertupğruloğlu, Rumun statüsünün bu noktada da sorun teşkil ettiğini tüm sorunların kaynağının statü olduğunu, bunun aşılması gerektiğini belirtti.

Cenevre’de yapılan önerilerin, her kelimesinin defalarca söylenen ve vurgulanan görüşler olduğunu, hiçbirinin sürpriz olmadığını söyleyen Ertuğruloğlu, Türk tarafının Cenevre’de bu kadar dik duruş sergileyeceğini diğer tarafların beklemediğini, Anastasiadis’in “dünyasının yıkıldığını” söyledi.

“Kıbrıs Türk tarafının çözüm istemeyen taraf haline geldiğini” söyleyenler olduğunu belirten Ertuğruloğlu,  BM ve AB’nin tarafsız olmadığını zaten ambargo ve izolasyon uyguladıklarını amaçlarının Kıbrıs Türkünü Rumun boyunduruğu altına sokmak olduğunu söyledi.

Ertuğruloğlu, “Biz eşitliğimize, özgürlüğümüze, Anavatanımza sahip çıkıyoruz” dedi.

BM’nin Kıbrıs sorununa yanlış teşhis koyduğunu, sorunu çözemeyeceğini söyleyen Ertuğruloğlu, “BM parametreleri içinde biz ne kazandık?” dedi.

Sınır kapılarının açılmasına karşı olmadıklarını söyleyen Ertuğruloğlu, “Yeter ki bunlar mütekabiliyetlere uygun olarak yapılsın” dedi.

ULUÇAY

CTP Milletvekili Teberrüken Uluçay, pandemi ve ekonomi konusunda konuşma yaptı.

Bu sırada iktidardan hiçbir milletvekilinin Meclis salonunda bulunmaması eleştirilere neden oldu.

Uluçay, turizm konusunda sıkıntılı bir dönemeçte bulunulduğunu, turizm işletmelerinin çoğunluğunun yaz sezonunda normal beklentilerinin karşılanmamasından bahsettiğini bunun çok önemli bir konu olduğunu belirtti.

Uluçay, pandemi koşulları içinde gelir etme imkanına kavuşabilmek adına plan yapılması ve planlrın somuta dökülmesinin önemli olduğunu kaydetti.

Kara kapılarının geçişlere açılması konusunda, Nisan ayı başında uyarılarda bulunduklarını aynı zamanda iki doz aşılı kişilerin geçişine imkan tanınmasına yönelik de vurgu yaptıklarını söyleyen Uluçay, Haziran ayına 10 gün sonra girileceğini, buna rağmen turizme yönelik plan yapılmadığını belirtti.

Uluçay, dünya ülkelerinin takvimleri önceden belirlediğini, bunun KKTC için yapılmadığını bu nedenle tanıtım da yapılamadığını söyledi.

İç turizme yönelik atılım için kontrollü açılımın sürmesi gerektiğini dile getiren Uluçay, süratle bu yönde çalışma yapılması gerektiğini belirtti.

Türkiye’nin kırmızı listeye alındığını, dolayısıyla Türkiye üzerinden ulaşım konusunda sıkıntılar yaşanacağını, KKTC’ye turist gelmesinin zor olacağını belirten Uluçay, “Bizim Güney Kıbrıs üzerinden, kara kapılarından geçişi başlatmak üzere adım atmamız gerekiyor” dedi.

Pandemi öncesi dönemde olduğu gibi şimdi de dövizdeki yükseliş nedeniyle, Güney Kıbrıs’tan gelen ziyaretçilerin, alışveriş konusunda KKTC’de cazip ortam bulduğunu belirten Uluçay, bunun da çarşıları rahatlatabildiğini kaydetti.

Turizmde takvimin en kısa sürede, Haziran ayı başlamadan kamuoyuna duyurulması ve kara kapılarının açılmasına yönelik somut çalışma yapılması gerektiğini dile getiren Uluçay, bu şekilde KKTC’nin turist alma şansı olabileceğini, her iki konunun da elzem olduğunu belirtti.

HAMZAOĞULLARI

CTP İskele Milletvekili Biray Hamzaoğulları, Dipkarpaz sağlık Merkezi ile ilgili güncel konuşmasında, Dipkarpaz’daki sağlık hizmetlerinin aksadığını öne sürerek, “Hemşire adı altında Dünya kadar insan aldınız ama oraya gönderemediniz” dedi.

Hükümetin Dipkarpaz’a hizmet götürebileceğine inanmadığını kaydeden Hamzaoğulları, Hükümete erken seçim çağrısında bulundu.

Salgın sürecinin başında Güney Kıbrıs ile beraber hareket edilmesini önerdiğini hatırlatan Hamzaoğulları, kara kapılarının bu şekilde erken ve sağlıklı bir şekilde açılabileceğini belirtti. Kara kapılarının kapalı olmasının ekonomide yarattığı olumsuz etkilere değinen Hamzaoğulları, bugünlerin özellikle esnafa büyük zararlar getireceğinin altını çizdi ve kapıların açılmaması halinde daha kötü günlerin yaşanacağını iddia etti.

Hamzaoğulları, salgınla ilgili tedbirleri Bulaşıcı Hastalıklar Üst Komitesi’nin aldığını anımsatarak, “Peki Bakanlar Kurulu nerede? Siyaset nedir? Siyaset esnafı batırmak mı?” diye sordu.

Hükümetin toplum için endişe duymadığını savunan Hamzaoğulları, “Bütün dertleri Facebook’ta kavga etmek, yakınlarını atamak… Bütün hesaplar kurultay ve sonraki seçim üzerine” dedi.

Hamzaoğulları’nın konuşmasının ardından Meclis oturumu “Yazılı Sorular” kısmı ile devam etti.

Yazılı sorular ve yanıtlarının okunmasının ardından ise Meclis birleşimi sona erdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kibrishakikat.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.