Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
DÜNYA Haber Girişi: 29.04.2021 - 16:21, Güncelleme: 29.04.2021 - 16:21

TÜRK TARAFININ KOYDUĞU ÖN ŞART, İŞ BİRLİĞİ MODELİNİN GÖRÜŞÜLMESİNİ ENGELLEDİ

 

TÜRK TARAFININ KOYDUĞU ÖN ŞART, İŞ BİRLİĞİ MODELİNİN GÖRÜŞÜLMESİNİ ENGELLEDİ

Hakikat Web TV’de Güven Arıklı’nın hazırlayıp sunduğu “Günaydın Hakikat” programına konuk olan Kudret Özersay, 5+1 gayri resmi toplantıyı değerlendirdi
Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Kıbrıs Türk tarafının Cenevre’de sunduğu 6 maddelik önerinin ilk maddesinin diğer maddelerin konuşulup görüşülmesini engellediğini belirtti. 5+BM gayri resmi görüşmelerin sona ermesinin ardından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yaptığı “Kıbrıs sorununun çözümü için taraflar arasında yeterli ortak zemin bulamadık” açıklamasını da değerlendiren Özersay, sonucun bu şekilde olacağını tahmin ettiklerini, zemin arayışı sürerken Kıbrıs Türk tarafına nefes aldıracak doğalgaz, geçişler, deniz ve havalimanlarının açılması gibi konuların da görüşülmesinin mutlaka sağlanması gerektiğini vurguladı. Hakikat Web TV’de Güven Arıklı’nın hazırlayıp sunduğu “Günaydın Hakikat” programına konuk olan Özersay, 5+1 gayri resmi toplantıyı değerlendirdi, görüşmenin yönünü etkileyen ilk maddeyi şu sözlerle yorumladı: “Kıbrıs Türk tarafı birinci maddede dedi ki; ‘Müzakereler başlamadan önce BM Genel Sekreteri, Güvenlik Konseyi’ne bir öneri götürecek ve Güvenlik Konseyi bir karar alarak bu müzakereler bağlamında iki tarafın eşit egemenliği kabul edilecek’. Müzakereler bağlamında iki tarafın birbirini tanıması değil ama uluslararası toplumun iki devleti eşitleyen bir karar alması istendi. Kimisine göre bu istek KKTC’nin tanınması isteğidir. Kimisine göre bu istek ‘Aslında Kıbrıslı Türkler de Kıbrıslı Rumlar gibi bir devlettir’ görüşünün yani devlet statüsünün (statehood) tanınması, Güvenlik Konseyi’nin tarafları eşitlemesi isteğidir. Normal şartlarda devlet sahibi olmak Kıbrıs Türkü’nün en az Kıbrıslı Rumlar kadar hakkıdır. Bir gerçek var; bu bir ön şarttı. Kıbrıs Türk tarafı koyduğu 6 maddenin ilk maddesinde bir ön şart koymuştur. Bu Guterres’in yapabileceği bir şey değildir. Rumlar da ‘tamam’ deseydi Genel Sekreter’in yapmaya çalışacağı konuyu Güvenlik Konseyi’ne getirmek olacaktı. Orada da Rusya’nın, Amerika’nın, Çin’in, Fransa’nın ve İngiltere’nin hepsinin birden kabul etmesi gereken bir şeyden bahsediyoruz. Bir ön şart koyabilirsiniz ama ‘Mevcut BM parametreleri çerçevesinde bir federasyon görüşmesi tekrar söz konusu olacaksa benim bir ön şartım var’ diyebilirdiniz. Burada federasyon görüşmeyeceğinizi söyleyip kendi önerinizi masaya getiriyorsunuz ama kendi istediğiniz modele de ön şart getiriyorsunuz. Bu aslında ‘Rum tarafı bizim önerimizi görüşmeye hazırsa bile bir ön şartım var’ demektir. Kıbrıs Türk tarafının iyi niyetinin sorgulanmasına neden olabilecek olan, iyi planlanmamış bir ön şarttır. Mesela izolasyonların kaldırılması durumunda masaya oturulacağı söylenseydi anlardım. Elimize federasyon dışında bir şeyi görüşme önerisi yapmak gibi tarihi bir fırsat geçmişti. Önerilerimiz de belli ki işe yaramış ki iki devletin iş birliğine dayalı bir model önerildi ama masaya koyma şekli doğru değildi.” “İŞ BİRLİĞİ MODELİ ÖNERİLİRKEN ALTININ İYİ DOLDURULMASI VE RUM TARAFININ KAZANCININ İZAH EDİLMESİ GEREKİRDİ”   Kıbrıs Türk tarafının önerisini iki başlığa ayırmak gerektiğini söyleyen Özersay; bu iki başlığı içerik ve yöntem olarak tanımladı. Masaya bir federasyon veya iki ayrı devlet önerisinin getirilmediğine işaret eden HP Genel Başkanı, parti olarak 4 yıldır önerdikleri “3. Yol” olan iş birliği modelinin öneri olarak sunulduğunu ancak bu modelin altının iyi doldurulması gerektiğini belirtti: “İki devletin iş birliği önerisi sunuldu. İki devletin belirli bazı konularda iş birliği anlaşması yapması önerildi. Hangi konularda iş birliği yapılmasını önerdiği dahi bizim gördüğümüz kağıtta yoktu. Biz uzun bir süredir, iki devlet önce iş birliğine başlasın, o iş birliğinin federasyona mı iki devlete mi evrileceğini zaman gösterir diyoruz. Bu önerinin içinde de federasyon kurmak için iki devlet oturup müzakere etsin demiyor. Masaya konulan şey iki devletin iş birliği modelidir. Bunun neye evrileceğini de söylemiyor, ucunu açık bırakıyor. Bunlarda bir sorun yok. Ancak hangi konularda iş birliği yapılacağını söylemiyor. Önerinin altı doldurulmamış gibi görünüyor. Diğer bir önemli nokta; bir müzakere olacağının sinyali veriliyor. ‘İki devletin iş birliği modeli söz konusu olacaksa Rum tarafının bunu neden kabul etmesi gerektiğinin de izah edilmesi gerekecektir’ diye sürekli uyarıyorduk. Cumhurbaşkanı Tatar’ın Rum tarafının da kabulünü sağlayacak bazı al-verleri yapacağının sinyalini vermesi lazımdı. Tıpkı Anastadiades’in ‘Türk tarafı neden federasyonu kabul etmelidir’i açıklaması gerektiği gibi. Tatar’ın iş birliği modelini öne sürerken toprağı, mülkiyeti müzakere edeceği mesajını da vermelidir demiştik. Sunulan önerilerde, AB, toprak, mülkiyet ve güvenlik başlıklarını görüşeceği söylendi. Anlaşırsak referanduma gideceğiz denildi. İçerik olarak iki devletin iş birliği modeli masaya konuldu ama KKTC’nin devamı gibi bir şey masaya gelmedi. Çünkü AB, mülkiyet, toprak ve güvenlik konularının müzakere edilmesi sonucunda değişecek.” “BİRİNCİ MADDEYLE İLGİLİ TÜRK TARAFI BİR HAMLE YAPMALIYDI” “Bizim söylediğimiz bellidir; federasyon madem ki paylaşmaya dayalı bir ortaklıktır ve Rum tarafı paylaşıma hazır değildir, o zaman Kıbrıs’ta federasyonun şartları yok demektir. Bu durumda çözüm için iki seçenek vardır elinizde. Ya şartları değiştirip federasyonu sağlarsınız ya da paylaşmaya dayalı federal ortaklık yerine başka bir ortaklık kurarsınız. Bugün bizim 4 yıldır söylediğimiz noktaya geldik” diyen Özersay,  altı dolu şekilde federasyon dışında bir model Cenevre’de sunulsaydı, herkesi başka bir alternatifin olduğuna ikna etmenin de kolaylaşacağını söyledi. Ancak tüm dünyanın gözü üzerimizdeyken bunun altının doldurulamamasıyla, ‘Tek alternatif federasyondur’ düşüncesinin teyit edilmiş olabileceğini dile getirdi. Uyuşmazlıkların çözümünde ‘tek yol’ diye bir yaklaşımın mümkün olmadığını anlatan Özersay, “Birinci maddeyle ilgili Türk tarafı bir hamle yapmalıydı” dedi. “MÜZAKERE İÇİN ORTAK ZEMİN ARAYIŞI SÜRERKEN TÜRK TARAFINA NEFES ALDIRACAK TALEPLER DE PARALEL OLARAK GÖRÜŞÜLMELİYDİ” Özersay açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Bu toplantının sonucunda, ‘Müzakere zemini henüz bulunamadı ama zemin için istişareler devam etsin. Eğer bulunursa 5+1 bir toplantı daha yaparız denilebilir’ diyorduk. Yanılmadık… Bu konuda Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun katıldığı toplantıda Halkın Partisi olarak bir uyarıda bulunmuştuk. Eğer müzakere için ortak zemin bulunamasa da istişarelerin devam etmesi istenirse, Kıbrıs Türkü’ne nefes aldıracak bazı talepler olsun. Zemin arayışı devam ederken doğal gaz, geçiş kapılarının, deniz ve havalimanların açılması gibi konuların eş zamanlı görüşülmesini sağlamak gerekir dedik.”
Hakikat Web TV’de Güven Arıklı’nın hazırlayıp sunduğu “Günaydın Hakikat” programına konuk olan Kudret Özersay, 5+1 gayri resmi toplantıyı değerlendirdi

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Kıbrıs Türk tarafının Cenevre’de sunduğu 6 maddelik önerinin ilk maddesinin diğer maddelerin konuşulup görüşülmesini engellediğini belirtti. 5+BM gayri resmi görüşmelerin sona ermesinin ardından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yaptığı “Kıbrıs sorununun çözümü için taraflar arasında yeterli ortak zemin bulamadık” açıklamasını da değerlendiren Özersay, sonucun bu şekilde olacağını tahmin ettiklerini, zemin arayışı sürerken Kıbrıs Türk tarafına nefes aldıracak doğalgaz, geçişler, deniz ve havalimanlarının açılması gibi konuların da görüşülmesinin mutlaka sağlanması gerektiğini vurguladı.

Hakikat Web TV’de Güven Arıklı’nın hazırlayıp sunduğu “Günaydın Hakikat” programına konuk olan Özersay, 5+1 gayri resmi toplantıyı değerlendirdi, görüşmenin yönünü etkileyen ilk maddeyi şu sözlerle yorumladı:

“Kıbrıs Türk tarafı birinci maddede dedi ki; ‘Müzakereler başlamadan önce BM Genel Sekreteri, Güvenlik Konseyi’ne bir öneri götürecek ve Güvenlik Konseyi bir karar alarak bu müzakereler bağlamında iki tarafın eşit egemenliği kabul edilecek’. Müzakereler bağlamında iki tarafın birbirini tanıması değil ama uluslararası toplumun iki devleti eşitleyen bir karar alması istendi. Kimisine göre bu istek KKTC’nin tanınması isteğidir. Kimisine göre bu istek ‘Aslında Kıbrıslı Türkler de Kıbrıslı Rumlar gibi bir devlettir’ görüşünün yani devlet statüsünün (statehood) tanınması, Güvenlik Konseyi’nin tarafları eşitlemesi isteğidir. Normal şartlarda devlet sahibi olmak Kıbrıs Türkü’nün en az Kıbrıslı Rumlar kadar hakkıdır. Bir gerçek var; bu bir ön şarttı. Kıbrıs Türk tarafı koyduğu 6 maddenin ilk maddesinde bir ön şart koymuştur. Bu Guterres’in yapabileceği bir şey değildir. Rumlar da ‘tamam’ deseydi Genel Sekreter’in yapmaya çalışacağı konuyu Güvenlik Konseyi’ne getirmek olacaktı. Orada da Rusya’nın, Amerika’nın, Çin’in, Fransa’nın ve İngiltere’nin hepsinin birden kabul etmesi gereken bir şeyden bahsediyoruz. Bir ön şart koyabilirsiniz ama ‘Mevcut BM parametreleri çerçevesinde bir federasyon görüşmesi tekrar söz konusu olacaksa benim bir ön şartım var’ diyebilirdiniz. Burada federasyon görüşmeyeceğinizi söyleyip kendi önerinizi masaya getiriyorsunuz ama kendi istediğiniz modele de ön şart getiriyorsunuz. Bu aslında ‘Rum tarafı bizim önerimizi görüşmeye hazırsa bile bir ön şartım var’ demektir. Kıbrıs Türk tarafının iyi niyetinin sorgulanmasına neden olabilecek olan, iyi planlanmamış bir ön şarttır. Mesela izolasyonların kaldırılması durumunda masaya oturulacağı söylenseydi anlardım. Elimize federasyon dışında bir şeyi görüşme önerisi yapmak gibi tarihi bir fırsat geçmişti. Önerilerimiz de belli ki işe yaramış ki iki devletin iş birliğine dayalı bir model önerildi ama masaya koyma şekli doğru değildi.”

“İŞ BİRLİĞİ MODELİ ÖNERİLİRKEN ALTININ İYİ DOLDURULMASI VE RUM TARAFININ KAZANCININ İZAH EDİLMESİ GEREKİRDİ”

 

Kıbrıs Türk tarafının önerisini iki başlığa ayırmak gerektiğini söyleyen Özersay; bu iki başlığı içerik ve yöntem olarak tanımladı. Masaya bir federasyon veya iki ayrı devlet önerisinin getirilmediğine işaret eden HP Genel Başkanı, parti olarak 4 yıldır önerdikleri “3. Yol” olan iş birliği modelinin öneri olarak sunulduğunu ancak bu modelin altının iyi doldurulması gerektiğini belirtti: “İki devletin iş birliği önerisi sunuldu. İki devletin belirli bazı konularda iş birliği anlaşması yapması önerildi. Hangi konularda iş birliği yapılmasını önerdiği dahi bizim gördüğümüz kağıtta yoktu. Biz uzun bir süredir, iki devlet önce iş birliğine başlasın, o iş birliğinin federasyona mı iki devlete mi evrileceğini zaman gösterir diyoruz. Bu önerinin içinde de federasyon kurmak için iki devlet oturup müzakere etsin demiyor. Masaya konulan şey iki devletin iş birliği modelidir. Bunun neye evrileceğini de söylemiyor, ucunu açık bırakıyor. Bunlarda bir sorun yok. Ancak hangi konularda iş birliği yapılacağını söylemiyor. Önerinin altı doldurulmamış gibi görünüyor. Diğer bir önemli nokta; bir müzakere olacağının sinyali veriliyor. ‘İki devletin iş birliği modeli söz konusu olacaksa Rum tarafının bunu neden kabul etmesi gerektiğinin de izah edilmesi gerekecektir’ diye sürekli uyarıyorduk. Cumhurbaşkanı Tatar’ın Rum tarafının da kabulünü sağlayacak bazı al-verleri yapacağının sinyalini vermesi lazımdı. Tıpkı Anastadiades’in ‘Türk tarafı neden federasyonu kabul etmelidir’i açıklaması gerektiği gibi. Tatar’ın iş birliği modelini öne sürerken toprağı, mülkiyeti müzakere edeceği mesajını da vermelidir demiştik. Sunulan önerilerde, AB, toprak, mülkiyet ve güvenlik başlıklarını görüşeceği söylendi. Anlaşırsak referanduma gideceğiz denildi. İçerik olarak iki devletin iş birliği modeli masaya konuldu ama KKTC’nin devamı gibi bir şey masaya gelmedi. Çünkü AB, mülkiyet, toprak ve güvenlik konularının müzakere edilmesi sonucunda değişecek.”

“BİRİNCİ MADDEYLE İLGİLİ TÜRK TARAFI BİR HAMLE YAPMALIYDI”

“Bizim söylediğimiz bellidir; federasyon madem ki paylaşmaya dayalı bir ortaklıktır ve Rum tarafı paylaşıma hazır değildir, o zaman Kıbrıs’ta federasyonun şartları yok demektir. Bu durumda çözüm için iki seçenek vardır elinizde. Ya şartları değiştirip federasyonu sağlarsınız ya da paylaşmaya dayalı federal ortaklık yerine başka bir ortaklık kurarsınız. Bugün bizim 4 yıldır söylediğimiz noktaya geldik” diyen Özersay,  altı dolu şekilde federasyon dışında bir model Cenevre’de sunulsaydı, herkesi başka bir alternatifin olduğuna ikna etmenin de kolaylaşacağını söyledi. Ancak tüm dünyanın gözü üzerimizdeyken bunun altının doldurulamamasıyla, ‘Tek alternatif federasyondur’ düşüncesinin teyit edilmiş olabileceğini dile getirdi. Uyuşmazlıkların çözümünde ‘tek yol’ diye bir yaklaşımın mümkün olmadığını anlatan Özersay, “Birinci maddeyle ilgili Türk tarafı bir hamle yapmalıydı” dedi.

“MÜZAKERE İÇİN ORTAK ZEMİN ARAYIŞI SÜRERKEN TÜRK TARAFINA NEFES ALDIRACAK TALEPLER DE PARALEL OLARAK GÖRÜŞÜLMELİYDİ”

Özersay açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Bu toplantının sonucunda, ‘Müzakere zemini henüz bulunamadı ama zemin için istişareler devam etsin. Eğer bulunursa 5+1 bir toplantı daha yaparız denilebilir’ diyorduk. Yanılmadık… Bu konuda Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun katıldığı toplantıda Halkın Partisi olarak bir uyarıda bulunmuştuk. Eğer müzakere için ortak zemin bulunamasa da istişarelerin devam etmesi istenirse, Kıbrıs Türkü’ne nefes aldıracak bazı talepler olsun. Zemin arayışı devam ederken doğal gaz, geçiş kapılarının, deniz ve havalimanların açılması gibi konuların eş zamanlı görüşülmesini sağlamak gerekir dedik.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kibrishakikat.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.