Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
KIBRIS Haber Girişi: 27.04.2021 - 15:15, Güncelleme: 27.04.2021 - 15:15

BÖLÜNMÜŞLÜĞÜ DAHA DA DERİNLEŞTİREN STATÜKO KABUL EDİLEMEZ

 

BÖLÜNMÜŞLÜĞÜ DAHA DA DERİNLEŞTİREN STATÜKO KABUL EDİLEMEZ

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Kadın Örgütü ve Güney Kıbrıs’ta faaliyet gösteren POGO, ortak basın açıklaması yaptı ve “adadaki bölünmüşlüğü daha da derinleştiren statüko kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
Cenevre’de 27-29 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek gayriresmî 5+BM toplantısı öncesinde açıklama yapan iki örgüt, toplantıdan adanın yeniden birleştirilmesi hedefine yönelik bir vizyonla diyalogun geliştirilmesi gerektiğini kaydetti. Türkçe, Rumca ve İngilizce olarak 3 farklı dilde yapılan açıklamada “CTP Kadın Örgütü ve POGO kadınları olarak, BM Genel Sekreteri’nin 27-29 Nisan 2021 tarihleri arasında Cenevre’de anlamlı ve sonuç odaklı resmi müzakerelerin yeniden başlaması için uygun zemin aramak üzere gayriresmi 5 + BM toplantısını düzenleme girişimini memnuniyetle karşılıyoruz” denildi. İki liderin ve ilgili tüm tarafların, adanın yeniden birleşmesi hedefine yönelik bir vizyon ve bağlılıkla yapıcı bir diyalog geliştirmeleri gerektiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Sürecin, Birleşmiş Milletler’in ilgili tüm kararları ve parametrelerine bağlı kalınarak, üzerinde anlaşmaya varılmış olan zeminde, siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli ve iki toplumlu bir federal çözüm için anlaşmaya varmak hedefi ile ilerlemesi gerektiğinin altını çiziyoruz. Her iki lidere, Birleşmiş Milletler gözetiminde, kapsamlı çözüm temelinde, anlamlı ve sonuç odaklı müzakereleri, üzerinde anlaşmaya varılmış olan zeminde, Crans Montana Konferansı’nın çıkmaza girdiği noktadan itibaren ve en kısa sürede yeniden başlatma çağrısı yapıyoruz.” Görüşmelerin umut vadeden başarılı bir sonuca ulaşabilmesi için iki liderin "11 Şubat 2014 Ortak Açıklaması”nı, “2017 Crans Montana Konferansı itibarıyla varılan tüm yakınlaşmaları” ve "30 Haziran 2017 altı maddeli Gutteres Çerçevesi’ni temel almaları gerektiği dile getirilen açıklamada “Bu gerekliliğin BM Genel Sekreteri tarafından çeşitli ortamlarda yinelendiğini, aynı zamanda 25 Kasım 2019’da Berlin'de yapılan gayriresmi toplantının ardından BM açıklamalarında yer aldığını hatırlatmak isteriz. Geçtiğimiz son dört yılda Kıbrıslıların geleceği konusunda zaman kaybedilmiş olmasından büyük üzüntü duyuyoruz” denildi. Üzerinde anlaşılmış konuların yeniden müzakereye açılmasının diyaloğu karmaşıklaştıracağı ve geciktireceği kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Uzun süredir devam eden statüko kabul edilemez, sürdürülemez. Statüko bölünmeyi daha da derinleştirmektedir. Ortak açıklamamız, Kıbrıs'taki Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum kadınların, yalnızca kapsamlı çözümün hazırlanması ve gerçekleştirilmesi için değil, aynı zamanda adamızdaki barışın sürdürülebilir şekilde uygulanması ve korunması için de birlikte çalışmaya devam etmeye kararlı olduğumuzu en güçlü şekilde hatırlatmaktadır. Son olarak, kadınların barış sürecine sınırlı ve yetersiz katılımından duyduğumuz üzüntüyü ifade eder, BM Güvenlik Konseyi'nin Kadın, Barış ve Güvenlik hakkındaki 1325 sayılı kararı başta olmak üzere ilgili tüm kararlarının gereklerinin yapılması yönündeki beklentimizi ve talebimizi bir kez daha vurgularız.”
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Kadın Örgütü ve Güney Kıbrıs’ta faaliyet gösteren POGO, ortak basın açıklaması yaptı ve “adadaki bölünmüşlüğü daha da derinleştiren statüko kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Cenevre’de 27-29 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilecek gayriresmî 5+BM toplantısı öncesinde açıklama yapan iki örgüt, toplantıdan adanın yeniden birleştirilmesi hedefine yönelik bir vizyonla diyalogun geliştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Türkçe, Rumca ve İngilizce olarak 3 farklı dilde yapılan açıklamada “CTP Kadın Örgütü ve POGO kadınları olarak, BM Genel Sekreteri’nin 27-29 Nisan 2021 tarihleri arasında Cenevre’de anlamlı ve sonuç odaklı resmi müzakerelerin yeniden başlaması için uygun zemin aramak üzere gayriresmi 5 + BM toplantısını düzenleme girişimini memnuniyetle karşılıyoruz” denildi.

İki liderin ve ilgili tüm tarafların, adanın yeniden birleşmesi hedefine yönelik bir vizyon ve bağlılıkla yapıcı bir diyalog geliştirmeleri gerektiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Sürecin, Birleşmiş Milletler’in ilgili tüm kararları ve parametrelerine bağlı kalınarak, üzerinde anlaşmaya varılmış olan zeminde, siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli ve iki toplumlu bir federal çözüm için anlaşmaya varmak hedefi ile ilerlemesi gerektiğinin altını çiziyoruz.

Her iki lidere, Birleşmiş Milletler gözetiminde, kapsamlı çözüm temelinde, anlamlı ve sonuç odaklı müzakereleri, üzerinde anlaşmaya varılmış olan zeminde, Crans Montana Konferansı’nın çıkmaza girdiği noktadan itibaren ve en kısa sürede yeniden başlatma çağrısı yapıyoruz.”

Görüşmelerin umut vadeden başarılı bir sonuca ulaşabilmesi için iki liderin "11 Şubat 2014 Ortak Açıklaması”nı, “2017 Crans Montana Konferansı itibarıyla varılan tüm yakınlaşmaları” ve "30 Haziran 2017 altı maddeli Gutteres Çerçevesi’ni temel almaları gerektiği dile getirilen açıklamada “Bu gerekliliğin BM Genel Sekreteri tarafından çeşitli ortamlarda yinelendiğini, aynı zamanda 25 Kasım 2019’da Berlin'de yapılan gayriresmi toplantının ardından BM açıklamalarında yer aldığını hatırlatmak isteriz. Geçtiğimiz son dört yılda Kıbrıslıların geleceği konusunda zaman kaybedilmiş olmasından büyük üzüntü duyuyoruz” denildi.

Üzerinde anlaşılmış konuların yeniden müzakereye açılmasının diyaloğu karmaşıklaştıracağı ve geciktireceği kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Uzun süredir devam eden statüko kabul edilemez, sürdürülemez. Statüko bölünmeyi daha da derinleştirmektedir.

Ortak açıklamamız, Kıbrıs'taki Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum kadınların, yalnızca kapsamlı çözümün hazırlanması ve gerçekleştirilmesi için değil, aynı zamanda adamızdaki barışın sürdürülebilir şekilde uygulanması ve korunması için de birlikte çalışmaya devam etmeye kararlı olduğumuzu en güçlü şekilde hatırlatmaktadır.

Son olarak, kadınların barış sürecine sınırlı ve yetersiz katılımından duyduğumuz üzüntüyü ifade eder, BM Güvenlik Konseyi'nin Kadın, Barış ve Güvenlik hakkındaki 1325 sayılı kararı başta olmak üzere ilgili tüm kararlarının gereklerinin yapılması yönündeki beklentimizi ve talebimizi bir kez daha vurgularız.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kibrishakikat.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.