Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
KIBRIS Haber Girişi: 01.06.2021 - 13:32, Güncelleme: 01.06.2021 - 13:32

DERELER EKOLOJİK KORİDORA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ

 

DERELER EKOLOJİK KORİDORA DÖNÜŞTÜRÜLMELİ

Biyologlar Derneği, derelerin ve özellikle yerleşim yerlerindeki derelerin, ülkenin doğal ve kültürel mirası olduğuna işaret ederek, “derelerin ekolojik koridora dönüştürülmesi” gerektiğini vurguladı.
Dernek Genel Sekreteri Mustafa Kofalı yaptığı yazılı açıklamada, derneğin, “Lefkoşa Belediyesi’nin yaptığı dere tahribatına onay verdiği” algısı yaratıldığını ifade ederek, “Lefkoşa Belediyesi’nin yapmış olduğu çalışma kesinlikle bir felaket yaratmıştır” dedi. Konu ile ilgili Lefkoşa Belediyesi ile dernek yönetiminin görüştüğünü, yapılanın yanlış olduğunun anlatıldığını ve çalışmanın durdurulmasının sağlandığını ifade eden Kofalı, özetle şöyle devam etti: “Bir ülkenin dereleri ve özellikle yerleşim yerlerinin dereleri doğal ve kültürel mirasımızdır. Yerleşim yerleri oluşturulurken doğaya öncelik verilmeyen arazinin kullanım kararları ve uygulamaları derelerin doğal yapısını değişmesine, kaybolmasına, biyolojik yaşam kalitesinin bozulmasına, dolayısıyla kendini merkezde zanneden insanın yaşam kalitesinin bozulmasına neden olmaktadır. Plansız ve çarpık kentleşme sonucunda yerleşim yerleri içerisindeki dereler kaybolmuş veya daraltılmıştır. Dere yataklarına yapılan menfez ve köprülerin çoğunun yetersizliği sel felaketleri şeklinde kendisini göstermektedir. Ayrıca dereler, dolgu, moloz, sanayi ve evsel atık sularının deşarj yeri olarak görülmektedir. Örneğin Kanlıdere’ye hâlâ süt fabrikasının atık suyu dökülmektedir. İnsan vücudunda damarların önemi ne ise ülke için de derelerin önemi odur. Dereleri ıslah etmek için beton dökmek, taş doldurmak, akış kanalı yapmak, taban veya yanları kazmak ve benzeri çalışmalar sonuç vermemiş ve vermeyecektir.” Bu yüzden derelerin ekolojik koridorlara dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Kofalı, bunun için de; “var olan ve kaybolan derelerin tespit edilip kayıt altına alınması, kayıt altına alınan derelerin Resmi Gazete’de yayınlanıp koruma altına alınması, ekolojik koridor oluşturulması için, planlama ve projelendirme yapılıp, uygulamaya geçilmesi” gerektiğini kaydetti. Kofalı, ekolojik koridorlar oluşturulana kadar da yapılması gerekenlerin; “dere ihlallerinin durdurulması, dere içi kazı çalışmalarının durdurulması, atık su ve sızıntıların tespit edilip durdurulması, hatalı menfez ve köprülerin değiştirilmesi” olarak sıraladı. Dere yatağının Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde olduğu gibi daraltılmasının da son derece hatalı olduğunu ifade eden Kofalı, derelerin akış yatağının dışında kesinlikle temizlik yapılmaması ve derelerle ilgili yapılacak çalışmalarda Biyologlar Derneği ile iş birliği yapılmasını da istedi.
Biyologlar Derneği, derelerin ve özellikle yerleşim yerlerindeki derelerin, ülkenin doğal ve kültürel mirası olduğuna işaret ederek, “derelerin ekolojik koridora dönüştürülmesi” gerektiğini vurguladı.

Dernek Genel Sekreteri Mustafa Kofalı yaptığı yazılı açıklamada, derneğin, “Lefkoşa Belediyesi’nin yaptığı dere tahribatına onay verdiği” algısı yaratıldığını ifade ederek, “Lefkoşa Belediyesi’nin yapmış olduğu çalışma kesinlikle bir felaket yaratmıştır” dedi.

Konu ile ilgili Lefkoşa Belediyesi ile dernek yönetiminin görüştüğünü, yapılanın yanlış olduğunun anlatıldığını ve çalışmanın durdurulmasının sağlandığını ifade eden Kofalı, özetle şöyle devam etti:

“Bir ülkenin dereleri ve özellikle yerleşim yerlerinin dereleri doğal ve kültürel mirasımızdır. Yerleşim yerleri oluşturulurken doğaya öncelik verilmeyen arazinin kullanım kararları ve uygulamaları derelerin doğal yapısını değişmesine, kaybolmasına, biyolojik yaşam kalitesinin bozulmasına, dolayısıyla kendini merkezde zanneden insanın yaşam kalitesinin bozulmasına neden olmaktadır.

Plansız ve çarpık kentleşme sonucunda yerleşim yerleri içerisindeki dereler kaybolmuş veya daraltılmıştır. Dere yataklarına yapılan menfez ve köprülerin çoğunun yetersizliği sel felaketleri şeklinde kendisini göstermektedir.

Ayrıca dereler, dolgu, moloz, sanayi ve evsel atık sularının deşarj yeri olarak görülmektedir. Örneğin Kanlıdere’ye hâlâ süt fabrikasının atık suyu dökülmektedir.

İnsan vücudunda damarların önemi ne ise ülke için de derelerin önemi odur.

Dereleri ıslah etmek için beton dökmek, taş doldurmak, akış kanalı yapmak, taban veya yanları kazmak ve benzeri çalışmalar sonuç vermemiş ve vermeyecektir.”

Bu yüzden derelerin ekolojik koridorlara dönüştürülmesi gerektiğini ifade eden Kofalı, bunun için de; “var olan ve kaybolan derelerin tespit edilip kayıt altına alınması, kayıt altına alınan derelerin Resmi Gazete’de yayınlanıp koruma altına alınması, ekolojik koridor oluşturulması için, planlama ve projelendirme yapılıp, uygulamaya geçilmesi” gerektiğini kaydetti.

Kofalı, ekolojik koridorlar oluşturulana kadar da yapılması gerekenlerin; “dere ihlallerinin durdurulması, dere içi kazı çalışmalarının durdurulması, atık su ve sızıntıların tespit edilip durdurulması, hatalı menfez ve köprülerin değiştirilmesi” olarak sıraladı.

Dere yatağının Lefkoşa Devlet Hastanesi’nde olduğu gibi daraltılmasının da son derece hatalı olduğunu ifade eden Kofalı, derelerin akış yatağının dışında kesinlikle temizlik yapılmaması ve derelerle ilgili yapılacak çalışmalarda Biyologlar Derneği ile iş birliği yapılmasını da istedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve kibrishakikat.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.