Haber Detayı
08 Haziran 2017 - Perşembe 13:32
 
Birleşik Krallık sandık başında
DİĞER Haberi
Birleşik Krallık sandık başında

İktidardaki Muhafazakar Partinin lideri ve Başbakan Theresa May’in 18 Nisan’da açıkladığı erken seçim kararıyla girilen seçim yarışında 68 siyasi parti yer alıyor. Parlamentodaki 650 milletvekilliği için 191’i bağımsız toplam 3 bin 304 aday yarışıyor. İngiliz parlamentosu, seçimle gelen Avam Kamarası ile atanan ve sadece sınırlı denetleme yetkisi bulunan Lordlar Kamarasıʹndan oluşuyor. Avam Kamarası üyeleri 5 yılda bir seçiliyor. Ülkede seçim sistemi dar bölge ve çoğunluk esasına dayanıyor. 650 seçim bölgesinde en fazla oy alan aday parlamentoya giriyor. Muhalefetteki İşçi Partisi, İskoç Ulusal Partisi (SNP), Liberal Demokrat Parti ve Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi (UKIP) seçimde iktidar partisinin dikkate değer rakipleri arasında yer alıyor. Yaklaşık 47 milyon seçmenin bulunduğu ülkede oy verme işlemi yerel saatle 22.00ʹde sona erecek. Seçim sonucunun, gece yarısından sonra netleşeceği tahmin ediliyor. En son 2015’de yapılan genel seçimde seçmenlerin yaklaşık 24 milyon 500 bini sandık başına gitmiş, yaklaşık 6 milyon 500 bini ise posta yoluyla oyunu kullanmıştı. Son seçimde oyların yüzde 36,9’unu alan Muhafazakar Parti 330 milletvekili çıkarırken, oyları yüzde 30,4’te kalan İşçi Partisi 232 milletvekili kazanmıştı. UKIP yüzde 12,6 oyla 1, Liberal Demokrat Parti yüzde 7,9 oyla 8, SNP yüzde 4,7 oyla 56 ve Yeşil Parti yüzde 3,8 oyla 1 milletvekilini parlamentoya sokabilmişti. May yarışa önde başlamıştı Seçimin ilan ediliği tarihte anketler, iktidardaki Muhafazakar Partiyi, ana muhalefetteki İşçi Partisinin 20 puan önünde gösterirken ilerleyen haftalarda bu fark yüzde 3ʹe kadar düştü. Son anketlerin tek başına hükümet kurmak için gerekli 326ʹyı bulamayabileceğini göstermesi üzerine Başbakan Mayʹin ilk anketlere göre parlamentodaki milletvekili sayısını 70 artırarak 400ʹe kadar çıkarma umudu da zayıfladı. Siyasi gözlemcilerin başlangıçta şans tanımadığı İşçi Partisi lideri Jeremy Corbynʹin son anketlerdeki performansı seçim sürecinin en çok dikkati çeken yönlerinden biri oldu. ˮAşırı soldaˮ olduğu için İşçi Partisinin şansını zayıflattığı ileri sürülen Corbyn, son anketlere göre, seçimde milletvekili kaybetmek bir yana milletvekili sayısını yaklaşık 30 daha artırabilir. Muhtemel senaryolar Siyasi gözlemciler, iki parti arasındaki farkı bu kadar düşük gösteren anketlerin kullandığı yöntemleri sorguluyor. Genel olarak anketler, 2015 seçiminde ve geçen yıl yapılan Avrupa Birliği (AB) referandumundaki performansları dolayısıyla güven vermiyor. 2015ʹte anketler, bir koalisyon hükümeti öngörürken David Cameron liderliğindeki Muhafazakarlar tek başına iktidar olmuştu. Referandum ise ABʹde kalma yönündeki oyların az farkla önde çıkacağını öngören anketlere karşın çok daha az farkla ayrılma yönünde olmuştu. May liderliğindeki iktidar partisinin, az farkla da olsa tek başına hükümet kuracak çoğunluğa erişeceği tahmin ediliyor. Öte yandan erken seçim kararını ilan ederken gerekçesini parlamentoya daha büyük bir çoğunlukla dönerek ABDʹden ayrılma (Brexit) müzakerelerinde masaya güçlü şekilde oturmak olarak açıklayan Mayʹin koltuğu sarsılabilir. Siyasi gözlemcilere göre May, başlangıçta hayal ettiği ezici çoğunluğu kazanamaması halinde ülkeyi gereksiz yere erken seçime götürmekle suçlanacak ve başbakanlığı sorgulanacak. Böyle bir durumda Mayʹin karşısına Brexit sürecinde başı çeken Dışişleri Bakanı Boris Johnsonʹın rakip olarak çıkması güçlü ihtimal olarak görülüyor. Ülkedeki başlıca anket şirketlerinin bulgularının ortalaması, dün itibarıyla Muhafazakar Partiyi yüzde 43ʹte, İşçi Partisini ise yüzde 37,2 oy oranında gösteriyordu. İstikrar vaadine terör gölgesi düştü Seçim kampanyasını ˮgüçlü ve istikrarlı liderlikˮ sloganıyla yürüten May, seçmene alternatifinin ancak İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn öncülüğünde ˮbir kaos koalisyonuˮ olacağı mesajını verdi. Ancak Mayʹin istikrar vaadi, 22 Mayısʹta Manchesterʹda ve 3 Haziranʹda Londraʹda yaşanan terör saldırıları nedeniyle sarsıldı. May, 2010-2016 yıllarında içişleri bakanlığı yapması ve son bir yıldır da başbakanlık makamında oturması nedeniyle saldırıların önlenememesinin sorumlusu olarak görülüyor. May, özellikle bakanlık döneminde kendisine bağlı polis ve istihbarat servislerinin kadrolarında ve bütçelerinde gittiği kesintiler nedeniyle baskı altında kaldı. Terör Corbynʹi de vurabilir İktidar partisini ˮayrıcalıklı azınlıkˮ için çalışmakla suçlayan Corbyn ise seçim kampanyasını ˮazınlık değil çoğunluk içinˮ sloganıyla yürüttü. Mayʹin kampanyasında kendisini hedef almasına ve kampanyayı şahsileştirmesine karşın Corbyn, kendi kampanyasını daha çok halkın gündelik sorunları üzerine inşa etti. Corbynʹin kampanyasında yılda 9 bin sterlini bulan öğrenci harçlarını kaldırmak, sağlık sistemine ilave bütçe ayırmak, yüksek gelirlileri vergilendirirken düşük gelirlilerin aldıkları hizmetlere yatırım yapmak, demiryollarını ve enerji şirketlerini kamulaştırmak gibi vaatler öne çıktı. Terör saldırıları, Corbynʹin kampanyasını da olumsuz etkiledi. Corbynʹin geçmişte İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu (IRA), Hamas ve Hizbullah gibi örgütlerle ilgili sözleri iktidar partisi tarafından İşçi Partili liderin teröre destek verdiği yönünde propaganda malzemesi yapıldı. UKIP Terör saldırılarının oyunu olumlu etkileyebileceği tek parti ise aşırı sağcı UKIP olarak görünüyor. UKIP, ülkenin Brexit sürecinde Muhafazakar Partinin aldığı sert tutumla kendisinden rol çalması nedeniyle kaybettiği oyları yeniden çekebilir. Son anketlerde oyu yüzde 12ʹlerden 3ʹlere kadar gerileyen UKIPʹin, terör saldırılarına tepki oylarını çekmesi halinde Muhafazakar Partinin beklediği oy oranında ilave düşüş görülebilir.
Kaynak: Editör:
Etiketler: Birleşik, Krallık, sandık, başında,
Yorumlar
Haber Yazılımı